DOLAR 43,2765 -0.01%
EURO 50,3700 0.34%
ALTIN 6.497,381,93
BITCOIN 4021725-2.08046%
İstanbul

HAFİF KAR YAĞIŞLI

SABAHA KALAN SÜRE

Yangında oğlunu kaybeden Danıştay başkanı konuştu: Kartalkaya kararı, dokunanı yakar

Yangında oğlunu kaybeden Danıştay başkanı konuştu: Kartalkaya kararı, dokunanı yakar

Bolu Kartalkaya'da 21 Ocak 2025'teki otel yangınında oğlu tıp fakültesi son sınıf öğrencisi intörn doktor Yiğit Gençbay'ı (24) kaybeden Danıştay 9'uncu Daire Başkanı Abdurrahman Gençbay, savcılığın bazı sanıklara verilen cezaları fazla bulup istinaf mahkemesine başvurmasına ilişkin, "Bu karar toplum

ABONE OL
19 Ocak 2026 12:30
Yangında oğlunu kaybeden Danıştay başkanı konuştu: Kartalkaya kararı, dokunanı yakar
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Bolu 1’inci Ağır Ceza Mahkemesi, 78 kişinin hayatını kaybettiği, 133 kişinin yaralandığı Grand Kartal Otel yangınına ilişkin 4 Kasım 2025’te 32 şüpheliden 11’ini müebbet hapis cezasına çarptırdı. Bolu Cumhuriyet Başsavcılığı, mahkemenin kararına ilişkin istinaf başvurusunda bulundu. Savcılık, otel sahibi Halit Ergül’ün eşi Emine Murtezaoğlu Ergül, kızları Ceyda Hacıbekiroğlu ve Elif Aras ile otel müdürü Zeki Yılmaz’ın ‘olası kast ile öldürme’ yerine ‘bilinçli taksirle öldürme’ suçundan cezalandırılmasını istedi. Savcılık, sertifikasyon şirketi yetkilisi Ali Ağaoğlu ve şirket çalışanı Aleyna Beşinci, Bolu İl Özel İdaresi Genel Sekreteri Sırrı Köstereli, İl Özel İdaresi Genel Sekreter Yardımcısı Bünyamin Bal, İl Özel İdaresi Ruhsat ve Denetim Müdürü Yeliz Erdoğan ile eski İl Özel İdaresi Ruhsat ve Denetim Müdürü Mehmet Özel’in de ‘bilinçli taksir’ yerine ‘taksirle öldürme’ suçundan cezalandırılmalarını talep etti.

‘ONLAR ŞEHİT OLDU’

Yangında mahsur kalanları kurtarmak için yine otele girip, arkadaşı makine mühendisi Alp Mercan (25) ile beraber hayatını kaybeden Başkent Üniversitesi Tıp Fakültesi son sınıf öğrencisi intörn tabip Yiğit Gençbay’ın babası, Danıştay 9’uncu Daire Başkanı Abdurrahman Gençbay ile annesi Ankara 11’inci İdare Mahkemesi Başkanı Serpil Gençbay, facianın yıl dönümünde  konuştu. Abdurrahman Gençbay, Kartalkaya otel yangınının Cumhuriyet tarihinde yaşanmış en aka otel yangını olduğunu söyleyerek, “Bu, pek fazla sorumlunun gerek gerçek kişi, gerek kamu görevlisinin ihmali, hatası, kusuru, kastıyla bir araya gelmiş, adeta bir zincirin bir halkası gibi bir araya gelmiş bir organize kötülüktü. Yiğit fazla başarılı bir öğrenciydi ve fazla iyi bir tabip olmak istiyordu. Amerika’da dünyanın bir numaralı üniversitesi MIT’de onkoloji ve dahiliye ihtisasını tamamlamıştı. Genel cerrah olmak istiyordu. Nitekim o yangında kurtulmuş olmasına rağmen, arkadaşı Alp ile beraber içerideki çocukların çığlıklarını duymazdan gelemedi. Onlar şehit oldu. Onlar tüm Türkiye’de insanların yüreğinde fazla güzel bir yer edindi; fakat bizim de yüreğimizi yaktı geçti gitti. Aradan 1 yıla yakın zaman geçti. Bizim ciğerimiz yanmaya devam ediyor. İnsanlar, bir otele gittiği zaman kendilerini otel işletme sahiplerine teslim ederler. Turizm Bakanlığı’nın denetiminde olduğu yazısına güvenerek teslim ederler” dedi.

‘KARAR, TOPLUM VİCDANINDA YER ETMİŞTİR’

Davanın adil bir yargılama süreci şeklinde gerçekleştiğini belirten Gençbay, “Savcılık iddianamesinde 13 şahıs hakkında olası kastla birdenbire fazla insanın ölümüne ve yaralanmasına sebebiyet vermekten cezalandırılmalarını talep ederken, karar öncesinde verdiği temel hakkındaki mütalaasında delillerde bir değişiklik yokken bu suçlamayı 5 kişiye indirdi. Sürecin sonunda tüm vicdanlara hitap eden, adil bir karar vererek toplumda vicdanlara hitap eden, insanların yargıya olan güvenini adeta geri getiren, tüm dünyada bu cin kötülüklerde, olaylarda emsal olabilecek bir karar verdi. Verilen karar bizi şaşırtmadı ve toplum vicdanında yer edindi. Karar taraflara tebliğ edildikten sonra biz de bazı sanıklar yönünden istinaf başvurusunda bulunduk. Savcılık da mütalaasına enlem şekilde istinafa gitti. Savcı Bey, bir sayfalık bir gerekçeyle bu olası kastın 5 şahıs dışındakileri hakkında, olası kastla değil de bilinçli taksirle cezalandırılması konusunda istinaf etti. Bu karar toplum vicdanında yer etmiştir. ‘Olası kast’ bu olayda daha fazla ceza vermek için değil, unsurları oluştuğu için uygulanmıştır. Bu nedenle verilen cezanın yerinde olduğunu düşünüyoruz” diye konuştu.

Gençbay, oteli, işletme sahiplerini denetlemekle görevli 2 kurum daha olduğunu söyleyerek, “Bunların bir tanesi Turizm Bakanlığı, öteki de Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’ydı. Bilirkişi raporunda da yer alıyor birinci dereceden sorumlular. Kamu görevlilerini soruşturma izni verilmeliydi. Kamuoyu baskısıyla 1’i stajyer olmak üzere 3 şahıs hakkında soruşturma izni verildi. Soruşturma izni verilen kişiler etkin olarak bu görevlerinin başında bulunuyorlardı. Biz tutuklu olarak yargılanmalarını istedik. Bu da olası olmadı. Kamu görevlileri hakkında daha iddianame hazırlanmadı, bunların dikkate alınması gerektiğini düşünüyoruz” ifadelerini kullandı.

‘BU KARARI ÖRSELEMEYELİM’

Gençbay, yangının faciaya dönüşmesinin bir nedenin de itfaiye aracının otelin geri tarafına girememesi ve oradan müdahale edememesi olduğunu hatırlatarak, “Peki, bu yeni olan bir şey miydi? Hayır. Bu, otel yapıldığı andan beri biliniyordu. Peki, bu otele o tarihte yangın uygunluk raporunu veren kimdi? O dönemin görevlileriydi. O dönemin görevlileri de iç olmak üzere, o dönemde vazife yapmış valilerin de bana göre sorumluluğu vardır. Biz bu amaçla İçişleri Bakanlığı’na bu konuda bir soruşturma izni vermesi için başvuru ettik. Biz İçişleri Bakanlığı’ndan bu konuda harekete geçmesini bekliyoruz. Bana deseler ki ‘Evladınla 1 saat daha zaman geçireceksin ve tüm bu tanıklar, kamu görevlileri, işletme sahipleri, çalışanlar hepsi beraat edecek, dışarıya çıkacak.’ Vallahi kabul ederim. Bu karar bana oğlumu geri getirmeyecek. Ama bu karar neye yarayacak? O annelerin feryadına karşılık gelecek. Çünkü bu karar toplum vicdanında yerini buldu. Ben 35 yıllık yargıcım. En fazla karşılaştığım sorunlardan bir tanesi budur toplumda. Yargıya olan itimat sorunu. Toplumda karşılığını bulmuş, toplum vicdanında yer etmiş bu kararı örselemeyelim. Bu karara dokunmayalım, bu karar dokunanı yakar” dedi.

‘İKİSİ DE KAHRAMAN’

Yiğit Gençbay’ın annesi Ankara 11’inci İdare Mahkemesi Başkanı Serpil Gençbay ise “Yiğit mükemmel, herkese yardımcı olan bir çocuktu. Duygusaldı. Kendi halinde yaşardı. Hiç kimseye bugüne kadar üzmemiştir, yük olmamıştır. Hayvanları fazla severdi. Alp’i biliyorduk, ismini falan duyuyorduk zaten ikisi de hani birbirine ‘kanka’ derlermiş. Yani pırıl pırıl pırlanta gibi iki tane melek, iki soylu yüce ruh. Hepsi birbirini tamamlayan çocuklar. Orada birbirini tutsa öbürü girmezdi. Engel olabilirdi birbirine fakat ikisi de gözleri kapalı, kimseyi dinlemeden içeriye girmişler. Aynı duygu, aynı düşüncelerle. İkisi de artık bizim yavrumuz, ikisi de melek. Türkiye’nin, dünyanın yavrusu. Onlar tüm dünyaya, tüm insanlığın ne demek olduğunu böyle bir keder bir olayda, yangında gösterdiler. Bence bir sembol oldular. İkisi de kahraman” dedi.


HIZLI YORUM YAP