GÜNDEMAR geride bıraktığımız 2025 yılının vatandaşlara yansımasını araştırdı. Toplumun yaklaşık dörtte üçü 2025 yılının umumi olarak fena geçtiğini belirtirken, ekonomik gidişatın fena olduğunu belirtenlerin oranı yüzde 82 oldu.
“2025 yılı boyunca Türkiye ekonomisinin umumi gidişatını nasıl değerlendiriyorsunuz?” sorusuna
‘Kötü’ diyenlerin oranı AKP seçmeninde yüzde 52; MHP seçmeninde yüzde 74; CHP seçmeninde yüzde 96; İYİ Parti seçmeninde yüzde 93; DEM Parti seçmeninde yüzde 84; öbür Parti seçmenlerinde yüzde 89 oldu.
“2025 yılı boyunca sizi ve ailenizi ekonomik açıdan en fazla zorlayan konular hangileri oldu?” sorusuna ankete katılanların yüzde 72’si market ve temel gıda fiyatlarının olduğunu söyledi.
Gıda ve market fiyatlarını faturalar, kira ve konut giderleri, maaşın yetersizliği, borçlar izledi.
GÜNDEMAR Araştırma Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Tamer Bolat araştırmanın sonuçlarını, “Yaptığımız araştırmada 2025 yılına ilişkin yılı ‘kötü’ olarak değerlendirenlerin oranı, ‘iyi’ diyenlerin fazla üzerinde seyretmektedir. Bu tablo, yıl boyunca yaşanan ekonomik, siyasal ve toplumsal gelişmelerin toplum nezdinde kalıcı bir olumsuzluk algısı ürettiğini göstermektedir. Toplumun yarıdan fazlası, 2026 yılının ekonomik açıdan daha fena olacağı kanaatindedir. ‘İyi olacak’ beklentisi sınırlı bir kesimde kalırken, geniş bir çoğunluk ekonomik sorunların ya kötüleşeceğini ya da mevcut düzeyde süreceğini düşünmektedir. Bu tablo, ekonomik krizin geçici bir dalgalanma değil, süreğen bir ömür koşulu olarak algılandığını ortaya koymaktadır.” dedi.
Bolat, “Yine aynı şekilde toplumun aka bölümü siyasetin 2026’da daha gergin ve istikrarsız bir siyasal iklimde geçeceğini düşünmektedir. Bu durum, siyasal kutuplaşmanın geçici bir dönemsel kriz değil, kalıcı bir siyasal atmosfer olarak algılandığını göstermektedir. Nitekim adalet ve hukuk sistemine ilişkin beklentiler, toplumsal güvensizliğin en derinleştiği alanlardan biridir. Kamuoyunun çoğunluğu, 2026 yılında adalet sisteminin daha iyi bir noktaya evrileceğine inanmamaktadır. Genel olarak 2026 beklentileri, toplumunun geleceğe dair güçlü bir iyimserlikten ziyade temkinli bir kabulleniş ve yaygın bir güvensizlik içinde olduğunu ortaya koymaktadır. Toplum, aka vaatlerden fazla öngörülebilirlik, adalet ve ekonomik emniyet talep etmektedir. Bu beklentilerin karşılanamaması durumunda, umutsuzluk duygusunun daha da derinleşmesi ve toplumsal bağların zayıflaması riski güçlenmektedir.” ifadesini kullandı.
GÜNDEM
Az önceGÜNDEM
Az önceGÜNDEM
Az önceGÜNDEM
Az önceGÜNDEM
Az önceGÜNDEM
18 dakika önceGÜNDEM
48 dakika önce
1
Güllü'nün kızı tutuklandıktan sonra ilk kez konuştu: O ismi işaret etti
3963 kez okundu
2
Tur otobüsü kaza yaptı: 1 ölü, 2 yaralı
3416 kez okundu
3
Mardin'de şüpheli ölüm: 14 yaşındaki Elif yaşamını yitirdi
3141 kez okundu
4
Motosiklet kazasında iki kişi feci şekilde can verdi
2791 kez okundu
5
RTÜK Başkanı Şahin, sokak röportajlarını hedef aldı
2185 kez okundu